Posted in

ŞEKERSİZ: “DİNLEYİCİMİZLE ORTAK PROBLEMLERİMİZ VAR” #RÖPORTAJ

Öncelikle “Canıma Okudun” henüz çok taze; nasıl dönütler alıyorsunuz? Bir şarkı yayınlandıktan sonraki süreç nasıl işliyor sizin için?

Her şarkı çıkardığımızda dinleyicilerimizden çok olumlu tepkiler alıyoruz. Artık bu olayı şarkıdan şarkıya değerlendirmiyoruz açıkçası. Bizim dinleyicimizle ilişkimiz başka bir mesele haline geldi. Bir şeyler anlatıyoruz birbirimize. Ortak problemlerimiz var.

Yaşadığımız iki yılın üzerine adettendir; nasıl geçti pandemi? Buradan bakıldığında -en azından müzikal açıdan- baya verimli bir dönemi geride bıraktığınızı düşünüyorum.

Şekersiz kendimi pandemide büyüten bir grup oldu. Önceden az tanınırlıktan dolayı nadir konser yapıyorduk zaten. Pandemi bu yönden başlarda bizi daha az yaraladı ama şu an canımızı sıkan bir hal aldı. Acilen bitmeli…

Tekliler ile karşımızda buluyoruz sizi ama aslında bir albüm hazırlığı içerisindesiniz, yanılıyor muyum?

Evet bir duygu bütünlüğüne sahip 7 şarkıdan oluşan albüm projemizin ilk üç şarkısını yayınladık. 1 single daha yayınlayıp yeni yılın ilk aylarında albümün tamamını çıkarırız sanırım bir aksilik olmazsa.

Son yıllarda müzikte başarı algımız oldukça değişti. Listelere girmek, dijital platformlar, dinlenme sayıları… Dinleyici kitleniz gün geçtikçe artıyor, peki siz kendinizi nerede görüyorsunuz? Şekersiz kurulduğunda belli hedefler var mıydı?

Kesinlikle. İşlerin kendi kendine yürüdüğü bir grup olmadı hiç Şekersiz. Her zaman bir yöne doğru planlı ilerliyordu. Şu an hala pek tanınmayan ama ilerlediği yolda daha emin adımlarla giden bir ekibiz.

“Şekersiz” ismi çok yerinde açıklıyor bence ama siz grubun soundunu birkaç kelime/kavram veya renk ile nasıl tanımlarsınız?

Rengimiz belli; siyah. Grubumuz alternatif slow müzik yapan bir grup. Kayıtlarda daha akustik ve elektronik öğelere yer verirken canlıda daha rock soundlu bir müzik yapıyoruz. Bizde şöyle bir durum var; müzik ve altyapıdan ziyade anlatılan şeyler ön planda. Bu yönden şanslıyız.

Çok içten, yormayan, abartmayan bir anlatım söz konusu müziğinizde. Bu çizgide kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

Şarkı yazarı olarak benim genel olarak hayat mantığım ‘’basitlik’’ üzerine. Şarkılara da bu geçiyor.

Yerleşen soundunuzdan, rotadan sapmak gibi bir kaygı taşıyor musunuz? Ya da tam tersi; rota her zaman değişebilir mi diyorsunuz?

Uzun vadeli planlarımız değişmez … Şarkıdan şarkıya sound olarak bir şeyleri değiştiriyoruz zaten. Mesela ‘’En Güzel Yaşımdı’’ , ‘’Kedi de Beslersin’’ ve ‘’Yanımda Gülmedin O Kadar’’ birbirlerinden çok farklı altyapılara sahipler. Fakat anlatılan şey aynı. O yüzden bir kaygımız yok. Diyorum ya bizimki başka bir mesele haline geldi 

Üretim/çalışma süreciniz nasıl işliyor? Yıllardır birliktesiniz; belli çalışma prensipleriniz, kurallarınız var mı yoksa biraz “işin akışıntayız” gibi mi?

Kurallar… Şekersiz çalışma sistemi olarak çok disiplinli bir grup. Üretim aşamasında da şarkılar önce demo haline gelip sonra tamamlanıyor. Demo kısmında zaten işin çok büyük bir kısmı tamamlanmış oluyor, aranjeleri çok abartmıyoruz. Gruptan ya da yardımına başvurduğumuz başka müzisyenlerin ekleyecekleri ile de finalde daha kolektif bir eser ortaya çıkıyor.

Peki duvarlarınız neler diye sorsam? “Şekersiz ve şu kavram asla bir araya gelemez” gibi bir cümleyi tamamlayabilir misiniz?

Bizim tek bir duvarımız var o da Irmak Arıcı. İzliyorsa burdan selam olsun.

Maruz kaldığımız “ekran başı” onca zamandan sonra beni en çok heyecanlandıran soru ile bitirmek istiyorum. Farklı şehirlerde planlanan birkaç konserinizden haberdarım ama sizden dinleyelim. Ne zaman, nerede, nasıl kavuşuyor Şekersiz dinleyicisine?

Şu an bir kaç tarih ve şehir var ama açıkcası konser işleri çok keyifsiz bu dönem. Ortalık iyice düzeldiğinde baya gezeceğiz. Hem akustik hem tam set. Söz.

Bir Cevap Yazın

SOUNDWIST sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin